Milli Liyakat Anayasası’nda Mali Süreklilik
Geçiş Hükümleri ve Sistem Uygulaması

Milli Liyakat Anayasası’nda Mali Süreklilik (Geçici Madde 9)

Mali süreklilik, yeni bir anayasal düzene geçilirken bütçenin, kamu harcamalarının, zorunlu hizmetlerin, personel ödemelerinin, sosyal hakların ve kamu borç yükümlülüklerinin hukuki boşluğa düşmeden devam etmesini sağlayan temel geçiş ilkesidir. Bir anayasa yürürlüğe girdiğinde yalnız kurumlar ve seçim takvimi değişmez; bütçe düzeni, harcama usulleri, denetim raporları, kamu hizmeti göstergeleri ve mali sorumluluk sistemi de yeni anayasal çerçeveye bağlanır. Ancak bu geçiş, vatandaşın sağlık, eğitim, sosyal güvenlik, afet hizmeti veya zorunlu kamu hizmeti almasını aksatacak biçimde yürütülemez.

Milli Liyakat Anayasası içinde Geçici Madde 9, bütçe ve mali yönetim geçişini bu dengeyle düzenler. Yürürlük tarihindeki bütçe ve mali işlemler, Anayasaya aykırı olmadıkları ölçüde bütçe yılı sonuna kadar uygulanır. Bu hüküm, mali düzenin bir anda durmasını önler. Ancak mevcut bütçe ve mali işlemler yeni Anayasaya aykırıysa, geçiş bahanesiyle devam ettirilemez. Zorunlu hâllerde geçici bütçe 108. maddeye göre yapılır. Geçiş harcamaları ise 54, 103 ve 108. madde güvencelerine tabidir.

Geçici madde metni: Bütçe, mali yönetim ve kamu hizmetlerinin sürekliliği

Geçici Madde 9 – Bütçe, Mali Yönetim ve Kamu Hizmetlerinin Sürekliliği

Yürürlük tarihindeki bütçe ve mali işlemler, Anayasaya aykırı olmadıkları ölçüde bütçe yılı sonuna kadar uygulanır; zorunlu hâllerde geçici bütçe 108. maddeye göre yapılır. Geçiş harcamaları 54, 103 ve 108. madde güvencelerine tabidir.

İlk bütçeden itibaren kamu harcamaları plan hedefleri, performans göstergeleri, stratejik kapasite, kamu hizmeti kalitesi ve Sayıştay denetimiyle ilişkilendirilir; 54 ve 103. madde kapsamındaki denetim raporları yayımlanır.

Geçiş gerekçesiyle hakların asgari çekirdeği, sosyal güvenlik, sağlık, eğitim, afet hizmetleri, personel ödemeleri, borç yükümlülükleri ve zorunlu hizmetler aksatılamaz.

Mevcut bütçe neden bütçe yılı sonuna kadar uygulanır?

Yeni Anayasanın yürürlüğe girmesi, yürürlük tarihindeki bütün bütçe işlemlerinin bir anda durması anlamına gelemez. Kamu idareleri maaş ödemek, sağlık hizmeti sunmak, okulları işletmek, afet müdahalesi yapmak, borç yükümlülüklerini yerine getirmek, güvenlik ve adalet hizmetlerini sürdürmek zorundadır. Bu nedenle Geçici Madde 9, yürürlük tarihindeki bütçe ve mali işlemlerin Anayasaya aykırı olmadıkları ölçüde bütçe yılı sonuna kadar uygulanacağını düzenler.

Bu hüküm, mali yönetimde hukuk güvenliğini sağlar. Bütçe yılı içinde kabul edilmiş ödenekler, devam eden kamu hizmetleri, sözleşmeler, personel giderleri ve zorunlu mali işlemler yeni bütçe düzeni kurulana kadar tamamen askıda kalmaz. Böylece devletin mali işleyişi kesintiye uğramaz.

Ancak devamlılık mutlak değildir. Mevcut bütçe veya mali işlem yeni Anayasanın kamu kaynağı şeffaflığı, Sayıştay denetimi, bütçe bütünlüğü, plan-bütçe bağlantısı veya hakların korunması ilkelerine açıkça aykırıysa, yalnız “eski bütçede vardı” denilerek sürdürülemez. Devamlılık, Anayasaya uygunluk şartıyla geçerlidir.

Geçici bütçe hangi durumda devreye girer?

Geçici Madde 9, zorunlu hâllerde geçici bütçenin 108. maddeye göre yapılacağını belirtir. Geçici bütçe, olağan bütçenin zamanında veya geçiş şartları nedeniyle uygulanabilir biçimde oluşturulamadığı durumlarda kamu hizmetlerinin devamını sağlayan sınırlı mali araçtır. Amacı yeni politika üretmek değil, zorunlu hizmetleri sürdürmektir.

108. madde mantığına göre geçici bütçe; personel ödemeleri, borç yükümlülükleri, zorunlu kamu hizmetleri, sosyal hakların asgari çekirdeği ve kanuni görevlerin gerektirdiği harcamalar için kullanılmalıdır. Geçici bütçe, yeni yatırım hamlesi, kalıcı politika değişikliği, ayrıcalıklı kaynak aktarımı veya bütçe hakkını etkisizleştirme aracı yapılamaz.

Bu nedenle geçici bütçe, geçiş döneminin mali emniyet supabıdır. Hizmetleri durdurmaz; fakat geçici dönemi kalıcı mali tercih alanına da dönüştürmez.

Geçiş harcamaları neden özel denetime tabidir?

Geçiş dönemlerinde ek harcamalar doğabilir. Seçimlerin hazırlanması, yeni kurumların kurulması, teknik altyapının yenilenmesi, personel uyumu, veri sistemlerinin oluşturulması, denetim mekanizmalarının kurulması ve kamu hizmetlerinin yeni anayasal düzene göre düzenlenmesi mali kaynak gerektirebilir. Geçici Madde 9, bu harcamaları 54, 103 ve 108. madde güvencelerine tabi kılar.

Bu atıf önemlidir. Geçiş harcaması, denetimsiz veya belirsiz harcama anlamına gelmez. Kamu kaynağı açık gerekçe, bütçe bağlantısı, performans amacı, Sayıştay denetimi ve kamu hizmeti kalitesiyle ilişkilendirilmelidir. Geçiş gerekçesiyle bütçe dışında harcama kanalı oluşturulamaz.

INTOSAI’nin kamu sektörü denetiminin temel ilkelerine ilişkin standardı, kamu sektörü denetiminin kamu mali yönetimi, kamu görevlilerinin davranışı, hesap verebilirlik ve şeffaflık bakımından taşıdığı değeri ortaya koyar. Geçici Madde 9’un geçiş harcamalarını Sayıştay denetimiyle bağlantılandırması da bu hesap verebilirlik mantığıyla uyumludur.

İlk bütçeden itibaren plan-performans bağlantısı

Geçici Madde 9, ilk bütçeden itibaren kamu harcamalarının plan hedefleri, performans göstergeleri, stratejik kapasite, kamu hizmeti kalitesi ve Sayıştay denetimiyle ilişkilendirileceğini düzenler. Bu hüküm, yeni anayasal bütçe anlayışının ilk bütçeden itibaren uygulanacağını gösterir. Yani bütçe yalnız gelir ve gider cetveli değildir; devletin neyi, hangi hedefle, hangi kapasiteyle ve hangi hizmet kalitesiyle yapacağını gösteren denetlenebilir yönetim aracıdır.

Plan hedefleri, kamu harcamasının uzun vadeli devlet planlarıyla bağlantısını kurar. Performans göstergeleri, harcamanın sonuç üretip üretmediğini ölçer. Stratejik kapasite, kamu kurumlarının insan kaynağı, teknik altyapı, kriz hazırlığı ve kurumsal yeterlik düzeyini dikkate alır. Kamu hizmeti kalitesi ise harcamanın vatandaşın hayatına gerçek hizmet olarak dönüp dönmediğini sorgular.

OECD’nin performans bütçelemesine ilişkin değerlendirmesi, performans bilgisinin karar alma süreçlerinde kaliteli veriyle desteklenmesinin önemini gösterir. Geçici Madde 9’un ilk bütçeden itibaren performans göstergelerini zorunlu kılması da bütçenin sonuç odaklı yönetilmesini amaçlar.

Sayıştay denetimi geçişte neden vazgeçilmezdir?

Sayıştay denetimi, kamu kaynağının hukuka, bütçeye, plan hedeflerine ve kamu yararına uygun kullanılıp kullanılmadığını inceleyen temel anayasal denetim aracıdır. Geçici Madde 9, ilk bütçeden itibaren kamu harcamalarının Sayıştay denetimiyle ilişkilendirileceğini ve 54 ile 103. madde kapsamındaki denetim raporlarının yayımlanacağını düzenler.

Bu hüküm, geçiş döneminin mali şeffaflığını güçlendirir. Geçiş süreci “olağanüstü harcama dönemi” gibi görülemez. Seçim hazırlıkları, kurum yenilemeleri, teknik altyapı harcamaları, personel uyumu veya kamu hizmeti geçişleri Sayıştay denetiminden kaçırılamaz.

INTOSAI’nin yüksek denetim kurumlarının kamu hayatına katkısına ilişkin ilkeleri, bu kurumların hesap verebilirliği, şeffaflığı ve kamu güvenini güçlendirme bakımından önemini vurgular. Geçici Madde 9’da denetim raporlarının yayımlanması, kamuoyunun geçiş harcamalarını görmesini ve değerlendirmesini sağlar.

Hakların asgari çekirdeği neden aksatılamaz?

Geçici Madde 9, geçiş gerekçesiyle hakların asgari çekirdeğinin aksatılamayacağını açıkça belirtir. Hakların asgari çekirdeği, bir hakkı fiilen anlamsız hâle getirmeyecek en temel koruma alanıdır. Geçiş döneminde bütçe, teknik hazırlık, kurum uyumu veya mali sıkışıklık gerekçesiyle bu çekirdek zedelenemez.

Örneğin sağlık hizmetine erişim, temel eğitim, sosyal güvenlik ödemeleri, afet müdahalesi, zorunlu kamu hizmetleri ve personel ödemeleri geçiş gerekçesiyle durdurulamaz. Devlet yeni anayasal düzene geçerken vatandaşın temel hizmetlerden mahrum kalmasına yol açamaz.

Bu hüküm, mali sürekliliğin insan hakları boyutunu gösterir. Bütçe yalnız muhasebe meselesi değildir; hakların fiilen kullanılmasını sağlayan araçtır.

Sosyal güvenlik, sağlık ve eğitim hizmetleri

Madde, sosyal güvenlik, sağlık ve eğitim hizmetlerinin geçiş gerekçesiyle aksatılamayacağını özellikle sayar. Bu üç alan, toplumsal hayatın en temel kamu hizmetleri arasındadır. Sosyal güvenlik ödemelerinin gecikmesi emekliler, engelliler, hak sahipleri ve sosyal destek alan kişiler bakımından doğrudan mağduriyet doğurur. Sağlık hizmetindeki aksama, insan hayatı ve vücut bütünlüğü üzerinde ağır sonuçlar doğurabilir. Eğitim hizmetinin kesintiye uğraması ise çocukların ve gençlerin geleceğini etkiler.

Bu nedenle geçiş döneminde bütçe ve mali yönetim kararları alınırken bu alanlar özel olarak korunmalıdır. Yeni anayasal kurumlar kuruluyor, bütçe sistemi değişiyor veya denetim raporları hazırlanıyor diye sosyal güvenlik, sağlık ve eğitim hizmetleri belirsizliğe bırakılamaz.

Geçici Madde 9, geçişin mali yönünü hak temelli bir çerçeveye bağlar. Kamu maliyesi, vatandaşın temel hizmetlere erişimini güvenceye alacak şekilde yönetilmelidir.

Afet hizmetleri ve zorunlu kamu hizmetleri

Afet hizmetleri, geçiş döneminde aksatılamayacak alanlar arasında ayrıca sayılmıştır. Deprem, sel, yangın, salgın, büyük kaza veya başka krizler anayasal geçiş takvimini beklemez. Devlet, yeni düzenin kurumlarını kurarken afet hazırlığı ve müdahale kapasitesini korumak zorundadır.

Zorunlu kamu hizmetleri de aynı mantıkla korunur. İçme suyu, güvenlik, adalet, temel idari işlemler, kamu düzeni, sosyal hizmetler, ulaştırma sürekliliği ve kritik altyapı hizmetleri geçiş gerekçesiyle durdurulamaz. Kamu hizmeti sürekliliği, anayasal geçişin temel güvenlik alanıdır.

OECD’nin kamu maliyesi ve bütçelere ilişkin değerlendirmesi, güvenilir kamu mali yönetimi çerçevelerinin kriz yanıtları için gerekli mali alanı korumadaki önemine dikkat çeker. Geçici Madde 9 da geçiş döneminde afet ve zorunlu hizmet kapasitesinin korunmasını anayasal zorunluluk hâline getirir.

Personel ödemeleri neden özellikle korunur?

Personel ödemeleri, kamu hizmetinin sürdürülebilmesi için vazgeçilmezdir. Kamu görevlileri maaş, ücret, sosyal hak ve diğer yasal ödemelerini düzenli alamazsa kamu hizmeti motivasyonu, hizmet sürekliliği ve kurumsal güven zarar görür. Geçiş döneminde personel ödemelerinin aksatılması, devletin kendi çalışanlarıyla kurduğu hukuki ilişkiyi de zedeler.

Geçici Madde 9 bu nedenle personel ödemelerini aksatılamaz alanlar arasında sayar. Yeni bütçe sistemi hazırlanırken, kurumlar uyarlanırken veya geçici bütçe yapılırken personel ödemeleri öncelikli zorunlu yükümlülük olarak korunmalıdır.

Bu hüküm aynı zamanda kamu hizmeti sürekliliğini de destekler. Çünkü kamu hizmeti, kurum binaları veya kanun metinleriyle değil, görevini yerine getiren insan kaynağıyla yürür.

Borç yükümlülükleri ve hukuk güvenliği

Madde, borç yükümlülüklerinin de geçiş gerekçesiyle aksatılamayacağını düzenler. Devletin borç yükümlülüklerini hukuka uygun biçimde yerine getirmesi, mali güvenilirlik ve hukuk güvenliği açısından önemlidir. Yeni Anayasa yürürlüğe girdi diye mevcut ve hukuka uygun borç yükümlülükleri belirsizliğe bırakılamaz.

Elbette bu, Anayasaya aykırı mali yükümlülüklerin denetim dışı kalacağı anlamına gelmez. Kamu zararı, hukuka aykırı borçlanma, bütçe dışı yükümlülük veya denetimsiz mali yapı varsa bunlar Sayıştay ve ilgili hukuk mekanizmalarıyla incelenir. Ancak hukuka uygun borç yükümlülükleri geçiş gerekçesiyle keyfî biçimde aksatılamaz.

Bu düzenleme, hem mali disipline hem de devletin hukuki güvenilirliğine hizmet eder. Geçiş süreci, mali yükümlülüklerden kaçma veya kamu güvenini zedeleme aracı olamaz.

Geçici Madde 9’un mali süreklilik haritası

Geçiş Alanı Geçici Madde 9’daki Kural Korunan Değer
Mevcut bütçe Anayasaya aykırı olmadıkça bütçe yılı sonuna kadar uygulanır. Mali düzen ve kamu hizmeti sürekliliği
Geçici bütçe Zorunlu hâllerde 108. maddeye göre yapılır. Zorunlu hizmetlerin finansmanı
Geçiş harcamaları 54, 103 ve 108. madde güvencelerine tabidir. Denetlenebilir kamu kaynağı kullanımı
İlk bütçe Plan hedefleri, performans göstergeleri, stratejik kapasite ve hizmet kalitesiyle ilişkilendirilir. Sonuç odaklı bütçe yönetimi
Sayıştay denetimi Denetim raporları yayımlanır. Şeffaflık ve hesap verebilirlik
Temel hak alanları Sosyal güvenlik, sağlık, eğitim, afet hizmetleri ve zorunlu hizmetler aksatılamaz. Hakların asgari çekirdeği
Personel ve borç Personel ödemeleri ve borç yükümlülükleri geçiş gerekçesiyle durdurulamaz. Hukuk güvenliği ve kamu hizmeti kapasitesi

Sonuç: Mali süreklilik, geçiş döneminde hakları ve hizmetleri ayakta tutar

Mali süreklilik, Milli Liyakat Anayasası içinde yeni anayasal düzene geçilirken bütçenin, kamu harcamalarının, personel ödemelerinin, borç yükümlülüklerinin ve zorunlu kamu hizmetlerinin kesintiye uğramamasını sağlayan temel geçiş güvencesidir. Geçici Madde 9, yürürlük tarihindeki bütçe ve mali işlemlerin Anayasaya aykırı olmadıkları ölçüde bütçe yılı sonuna kadar uygulanacağını düzenler. Zorunlu hâllerde geçici bütçe 108. maddeye göre yapılır.

Bu maddenin en güçlü tarafı, geçiş harcamalarını denetimsiz bırakmamasıdır. Geçiş harcamaları 54, 103 ve 108. madde güvencelerine tabidir. İlk bütçeden itibaren kamu harcamaları plan hedefleri, performans göstergeleri, stratejik kapasite, kamu hizmeti kalitesi ve Sayıştay denetimiyle ilişkilendirilir. Ayrıca 54 ve 103. madde kapsamındaki denetim raporları yayımlanır. Böylece geçiş dönemi maliyesi, kapalı ve belirsiz bir harcama alanı değil, denetlenebilir kamu kaynağı yönetimi hâline gelir.

Sonuç olarak Geçici Madde 9, geçiş gerekçesiyle hakların asgari çekirdeğinin, sosyal güvenliğin, sağlığın, eğitimin, afet hizmetlerinin, personel ödemelerinin, borç yükümlülüklerinin ve zorunlu hizmetlerin aksatılamayacağını açıkça belirtir. Bu nedenle mali süreklilik, bu geçici madde içinde bütçe yılı devamlılığı, geçici bütçe, plan-performans bağlantısı, Sayıştay denetimi, kamu hizmeti kalitesi, sosyal haklar, personel ödemeleri, borç yükümlülükleri ve zorunlu hizmetlerin kesintisizliği arasında kurulmuş temel mali geçiş güvencesidir.

Muhammet Taşdemir, sosyoloji alanındaki birikimini kamu yönetimi tecrübesiyle birleştirerek Türkiye’nin kurumsal geleceği, liyakat düzeni, hukuk devleti ve anayasal çözüm arayışları üzerine çalışmalar yürüten bir isimdir. Hazırladığı Milli Liyakat Anayasası çalışması, Türk milletinin ortak geleceği için adalet, liyakat, şeffaflık, denetim, güçlü kurumlar ve milli egemenlik temelinde geliştirilmiş anayasal bir model önerisidir.